Kitabı elinize alıp birkaç sayfa sonra telefona bakıyor, ertesi gün de kaldığınız yeri unutuyorsanız sorun irade eksikliği olmayabilir. Gün bölündükçe uzun süre dikkat isteyen şeylere dönmek zorlaşıyor. Okumaya yeniden başlarken eski temponuzu yakalamaya çalışmak yerine, kitabı günün içine yeniden yerleştirmek daha gerçekçi.
Yıllardır okunmayı bekleyen kalın bir kitap, rafta durduğu için ilk tercihiniz olmak zorunda değil. Şu sıralar neyi merak ettiğinizi düşünün. Hızlı ilerleyen bir roman, kısa öyküler, denemeler, çizgi roman veya sevdiğiniz bir konudaki kurgu dışı kitap olabilir.
Burada kendinize şu soruyu sorun: Bu kitabı gerçekten okumak mı istiyorum, yoksa okumam gerektiğini mi düşünüyorum? İkinci cevap ağır basıyorsa başlangıç için başka bir kitap seçebilirsiniz. Okuma isteğini geri getirmeye çalışırken kendinize ödev vermek işi zorlaştırır.
Bir kitabın ilk bölümlerinde bağ kuramadıysanız hemen başarısız olduğunuzu düşünmeyin. Bir süre ara vermek veya başka kitaba geçmek de okuma düzeninin parçası olabilir. Her başladığınız kitabı bitirme zorunluluğu, yeni bir kitaba uzanmayı geciktirebilir.
“Çocuk uyuyunca uzun uzun okurum” diye düşünmek güzel, fakat o saat geldiğinde mutfak, mesajlar veya ertesi günün hazırlığı araya girebilir. Uzun ve kusursuz bir sessizlik beklemek yerine gün içinde zaten oturduğunuz bir anı seçin. Sabah içeceğinizi bitirirken, servisi beklerken ya da gece telefonu şarja bıraktıktan sonra birkaç sayfa okumak yeterli bir başlangıç olabilir.
Kitabı göz önünde tutmak bu geçişi kolaylaştırır. Okumak istediğiniz kitap sürekli kapalı bir dolaptaysa akla gelmesi de zorlaşır. Koltuğun yanında, çantanızda veya yatağın başucunda durabilir. Küçük bir evde yaşıyorsanız ayrı bir okuma köşesi hazırlamanız gerekmiyor; iyi ışık alan rahat bir sandalye bile yeter.
Telefonu tamamen hayatınızdan çıkarmak gibi büyük bir karar da gerekmiyor. Okumaya oturduğunuz kısa sürede bildirimleri sessize almak veya telefonu uzanamayacağınız bir yere bırakmak dikkatin tekrar kitaba dönmesini kolaylaştırabilir.
Tam hikâyeye girmişken çocuğunuzun size seslenmesi ya da evde başka bir iş çıkması çok normal. Kitabı kapatmadan önce sayfa ayracını yerleştirin ve gerekiyorsa kenardaki bir kâğıda tek cümle yazın: “Burada karakter evden ayrılmaya karar verdi” gibi. Geri döndüğünüzde birkaç sayfa geriye gitmek zorunda kalmazsınız.
Aynı kitap üzerinde haftalarca ilerleyemiyorsanız kitabın kendisi mi ilginizi çekmiyor, yoksa seçtiğiniz zaman mı sürekli bölünüyor diye bakın. Kitabı değiştirmek başka bir çözüm, okuma anını değiştirmek başka bir çözüm. İkisini birbirine karıştırınca “Artık kitap okuyamıyorum” sonucuna varmak kolaylaşıyor.
Okuduğunuz sayfaları her gün saymak yerine kitaba yeniden uzanabildiğiniz anlara dikkat edin. Bazı günler bir bölüm biter, bazı günler yalnızca birkaç paragraf okunur. Kitap açık kaldığı sürece alışkanlık da tamamen kaybolmuş sayılmaz.
Okumaya dönmenin ölçüsü, kısa sürede kaç kitap bitirdiğiniz değil; yoğun bir günün içinde kitaba yeniden yer açabilmenizdir. Bugün size gerçekten ilginç gelen bir kitap seçip ulaşabileceğiniz bir yere koyun ve uygun olan ilk anda birkaç sayfa okuyun. Bu küçük başlangıç tekrarlandıkça okuma, tamamlanması gereken bir görev olmaktan çıkıp günün tanıdık bir parçasına dönüşebilir.
Şu an merak ettiğiniz kitabı seçin
Yıllardır okunmayı bekleyen kalın bir kitap, rafta durduğu için ilk tercihiniz olmak zorunda değil. Şu sıralar neyi merak ettiğinizi düşünün. Hızlı ilerleyen bir roman, kısa öyküler, denemeler, çizgi roman veya sevdiğiniz bir konudaki kurgu dışı kitap olabilir.
Burada kendinize şu soruyu sorun: Bu kitabı gerçekten okumak mı istiyorum, yoksa okumam gerektiğini mi düşünüyorum? İkinci cevap ağır basıyorsa başlangıç için başka bir kitap seçebilirsiniz. Okuma isteğini geri getirmeye çalışırken kendinize ödev vermek işi zorlaştırır.
Bir kitabın ilk bölümlerinde bağ kuramadıysanız hemen başarısız olduğunuzu düşünmeyin. Bir süre ara vermek veya başka kitaba geçmek de okuma düzeninin parçası olabilir. Her başladığınız kitabı bitirme zorunluluğu, yeni bir kitaba uzanmayı geciktirebilir.
Boş zaman beklemek yerine küçük bir yer açın
“Çocuk uyuyunca uzun uzun okurum” diye düşünmek güzel, fakat o saat geldiğinde mutfak, mesajlar veya ertesi günün hazırlığı araya girebilir. Uzun ve kusursuz bir sessizlik beklemek yerine gün içinde zaten oturduğunuz bir anı seçin. Sabah içeceğinizi bitirirken, servisi beklerken ya da gece telefonu şarja bıraktıktan sonra birkaç sayfa okumak yeterli bir başlangıç olabilir.
Kitabı göz önünde tutmak bu geçişi kolaylaştırır. Okumak istediğiniz kitap sürekli kapalı bir dolaptaysa akla gelmesi de zorlaşır. Koltuğun yanında, çantanızda veya yatağın başucunda durabilir. Küçük bir evde yaşıyorsanız ayrı bir okuma köşesi hazırlamanız gerekmiyor; iyi ışık alan rahat bir sandalye bile yeter.
Telefonu tamamen hayatınızdan çıkarmak gibi büyük bir karar da gerekmiyor. Okumaya oturduğunuz kısa sürede bildirimleri sessize almak veya telefonu uzanamayacağınız bir yere bırakmak dikkatin tekrar kitaba dönmesini kolaylaştırabilir.
Bölündüğünüzde geri dönüşü kolaylaştırın
Tam hikâyeye girmişken çocuğunuzun size seslenmesi ya da evde başka bir iş çıkması çok normal. Kitabı kapatmadan önce sayfa ayracını yerleştirin ve gerekiyorsa kenardaki bir kâğıda tek cümle yazın: “Burada karakter evden ayrılmaya karar verdi” gibi. Geri döndüğünüzde birkaç sayfa geriye gitmek zorunda kalmazsınız.
Aynı kitap üzerinde haftalarca ilerleyemiyorsanız kitabın kendisi mi ilginizi çekmiyor, yoksa seçtiğiniz zaman mı sürekli bölünüyor diye bakın. Kitabı değiştirmek başka bir çözüm, okuma anını değiştirmek başka bir çözüm. İkisini birbirine karıştırınca “Artık kitap okuyamıyorum” sonucuna varmak kolaylaşıyor.
Okuduğunuz sayfaları her gün saymak yerine kitaba yeniden uzanabildiğiniz anlara dikkat edin. Bazı günler bir bölüm biter, bazı günler yalnızca birkaç paragraf okunur. Kitap açık kaldığı sürece alışkanlık da tamamen kaybolmuş sayılmaz.
Okumaya dönmenin ölçüsü, kısa sürede kaç kitap bitirdiğiniz değil; yoğun bir günün içinde kitaba yeniden yer açabilmenizdir. Bugün size gerçekten ilginç gelen bir kitap seçip ulaşabileceğiniz bir yere koyun ve uygun olan ilk anda birkaç sayfa okuyun. Bu küçük başlangıç tekrarlandıkça okuma, tamamlanması gereken bir görev olmaktan çıkıp günün tanıdık bir parçasına dönüşebilir.
Son düzenleme: