Küçük Çocukla Kitap Okuma Saati Nasıl Kurulur?

Uykusuz Bir Anne

Administrator
Yönetici
Küçük bir çocukla kitap okuma saati kurmak için uzun süre sessizce oturmasını beklemeyin. Başlangıçta amaç bir kitabı baştan sona bitirmek değil, kitabı günlük hayatın tanıdık bir parçasına dönüştürmektir. Çocuğun iki sayfa sonra kalkması, aynı resmi tekrar tekrar göstermesi ya da hikâyeyi yarıda bırakması bu düzenin işlemediği anlamına gelmez.

Google'daki birçok içerik çocuklara okumayı sevdirme önerilerine odaklanıyor. Evde asıl zorlanan nokta ise çoğu zaman “Ne okumalıyız?” sorusundan önce geliyor: Hangi saatte denemeli, kitapları nereye koymalı, çocuk dinlemiyorsa ne yapmalı ve bu alışkanlık yoğun günlerde nasıl korunmalı? Okuma saatini bunlara göre kurmak daha gerçekçi bir başlangıç sağlar.

Evin en sakin anını değil, tekrar edebileceğiniz anı bulun

Her gün kusursuz biçimde sessiz bir zaman bulmak çocuklu bir evde kolay değildir. Bu nedenle “Ortalık tamamen sakinleşince okuruz” diye beklerseniz kitaplar sürekli ertelenebilir. Bunun yerine mevcut bir günlük geçişe kısa bir okuma eklemeyi deneyin. Sabah hazırlanma bittikten sonra, öğle uykusundan önce, akşam yemeğinin ardından veya uyku hazırlığının bir bölümünde olabilir.

Seçtiğiniz anın çocuğun çok acıktığı, uykusuz kaldığı ya da hareket etme ihtiyacının arttığı bir zamana denk gelmemesi işinizi kolaylaştırır. Fakat herkes için geçerli tek bir saat yoktur. Akşam kitap okumak çocuğu daha da hareketlendiriyorsa gündüz deneyebilirsiniz. Gündüz sürekli yarıda kalıyorsa daha kısa bir akşam okuması seçilebilir.

İlk günlerde süre tutmanız gerekmez. Birkaç sayfa boyunca ilgi devam ediyorsa okuyun; çocuk belirgin biçimde uzaklaşıyorsa zorla geri getirmeyin. Okuma saatinin uzunluğunu takvim değil, o günkü dikkat ve keyif belirleyebilir. Düzenli bir kısa buluşma, yalnızca hafta sonu yapılan yorucu bir okuma seansından daha kolay sürdürülebilir.

Kitaplar görünür ve ulaşılabilir olsun

Kitapların kapalı bir dolabın üst rafında durması onları koruyabilir, fakat çocuğun kendiliğinden seçmesini zorlaştırır. Yaşına uygun birkaç kitabı kapağı görülecek veya kolayca alınacak şekilde yerleştirin. Bütün kitapları aynı anda çıkarmak şart değildir; fazla seçenek bazı çocukların bir kitaba odaklanmasını güçleştirebilir.

Küçük bir sepet, alçak bir raf ya da sağlam bir kutu yeterlidir. Alanın güvenliğini çocuğun yaşı ve evinizin koşullarına göre değerlendirin; devrilebilecek ağır mobilyaları duvara sabitleme gibi konularda üretici talimatlarını ve güncel güvenlik önerilerini izleyin. Yıpranmış, ayrılan veya çocuğun ağzına girebilecek parçası olan kitapları kullanımda bırakmayın.

Kitapların bir kısmını dönem dönem değiştirebilirsiniz. Aynı kitabı defalarca istemesi ise hemen kaldırmanız gerektiği anlamına gelmez. Yetişkin için tekrarlı görünen bir hikâye, çocuk için tanıdık ve rahatlatıcı olabilir. Yeni kitap eklemekle sevilen kitabı ortadan kaldırmak aynı şey değildir; sepette bir iki tanıdık kitaba yer bırakın.

Kitabı siz seçmeyin, seçenekleri sınırlayın

“Hangisini okuyalım?” diye bütün rafı göstermek yerine iki veya üç kitap sunmak daha kolay olabilir. Çocuk seçtiği kitabı birkaç sayfa sonra değiştirmek isteyebilir. Her değişikliği reddetmek de sürekli kitap değiştirerek hiç başlamamak da okuma saatini yorabilir. İlk kitabın kısa bir bölümünü okuyup sonra diğerine geçeceğinizi söyleyebilirsiniz.

Kitap seçerken çocuğun yaşına ve gelişimine uygunluk için yayınevinin güncel açıklamasına bakın. Sayfa yapısı, metin miktarı, resimlerin belirginliği ve kitabın fiziksel dayanıklılığı kullanım biçimini etkiler. Yaş etiketi tek başına kesin bir ölçü değildir; çocuğun ilgi alanını ve kitabı nasıl kullandığını da gözlemleyin.

O hafta araçlara, hayvanlara veya evdeki bir olaya ilgi duyuyorsa bununla bağlantılı bir kitap başlangıcı kolaylaştırabilir. Ancak her kitabın öğretici bir hedef taşıması gerekmez. Komik bir resme bakmak, kafiyeli bir metni dinlemek veya bir karakteri bulmaya çalışmak da okuma saatinin parçasıdır.

Metni eksiksiz okumak zorunda değilsiniz

Küçük çocukla kitap okurken yazılı metne bağlı kalmak bazen akışı zorlaştırır. Sayfadaki resmi gösterip “Kedi nerede?” diye sormak, bir cümleyi kısaltmak veya çocuğun fark ettiği ayrıntı hakkında konuşmak mümkündür. Kitap sınav kâğıdı değildir; metinden sapınca okuma bozulmuş sayılmaz.

Yine de her sayfayı soruya çevirmeyin. Arka arkaya “Bu ne, hangi renk, kaç tane?” soruları yöneltmek sohbetten çok yoklama hissi yaratabilir. Bazen resmi birlikte incelemek ve çocuğun söylediğine cevap vermek yeterlidir. Cevabı bilmediğinde düzeltmek için acele etmeyin; hikâyenin akmasını sürdürün.

Çocuk sayfaları hızlı çeviriyorsa kitabı elinden almaya çalışmak yerine neye baktığını izleyin. Son sayfaya atlayıp geri dönmesi, kitabı yanlış kullandığı anlamına gelmez. Kalın sayfalı ya da kolay çevrilen kitaplar bu dönemde daha rahat olabilir. Ürünün yaş ve kullanım önerisini kontrol edin.

Çocuk dinlemiyorsa önce ortamı değiştirin

Çocuk kitap açılır açılmaz başka bir oyuna gidiyorsa bunu kitap sevmediğinin kanıtı saymayın. Televizyon açıksa, oyuncakların tamamı ortadaysa veya okuma saati hareketli bir oyunun tam ortasına konduysa kitap doğal olarak ikinci planda kalabilir. Önce dikkat dağıtan birkaç şeyi azaltın ve geçişi önceden haber verin.

“Oyuncakları bırak, şimdi kitap zamanı” yerine “Arabayı garaja koyalım, sonra şu iki kitaptan birini seçelim” gibi daha somut bir geçiş kurabilirsiniz. Bir anda bütün oyunu kesmek yerine mevcut oyunu tamamlayacak küçük bir adım vermek direnci azaltabilir.

Oturma biçimini de değiştirmeyi deneyin. Her çocuk yetişkinin kucağında oturmak istemez. Yan yana minder üzerinde, yatağın kenarında veya çocuk yerde oynarken yakınında okuyabilirsiniz. Dinlerken elinde sessiz bir oyuncak tutması, metni hiç takip etmediği anlamına gelmeyebilir. Fakat siz de zorlandığınızı hissediyorsanız okumayı kısaltıp başka gün yeniden denemek mümkündür.

Aynı hikâyeyi birlikte canlandırın

Bazı kitaplar yalnızca okununca değil, hareket eklenince ilgi çekici hâle gelir. Hayvan seslerini taklit etmek, karakterin kapıyı çalmasını masaya hafifçe vurarak göstermek veya hikâyedeki hareketi yapmak okuma saatine oyun katabilir. Bunu her cümlede yapmanız gerekmez; hikâyenin doğal bir yerinde küçük bir hareket yeterlidir.

Çocuk kitabı zaten tanıyorsa bir kelimeden önce durup devamını söylemesine alan açabilirsiniz. Söylemezse baskı yapmadan okumaya devam edin. Amaç hafızasını test etmek değil, hikâyeye katılabileceği bir boşluk bırakmaktır.

Okuma bittikten sonra kitaptaki karakterle ilgili uzun bir etkinlik hazırlamak zorunda değilsiniz. Bazen odada aynı renkte bir eşya bulmak veya oyuncak hayvana kitaptaki sesi vermek yeterlidir. Her okuma saatini bir projeye çevirmek yetişkin için de çocuk için de düzeni ağırlaştırabilir.

Yoğun günlerde düzeni tamamen bırakmayın

Bazı akşamlar banyo, yemek ve uyku hazırlığı uzar; herkesin sabrı azalır. Böyle bir günde uzun hikâyeyi zorlamak yerine tek bir resimli sayfaya bakabilir, kısa bir tekerleme okuyabilir ya da çocuğun sevdiği kitabın yalnızca bir bölümünü seçebilirsiniz. Düzeni korumak, her gün aynı miktarda okumak demek değildir.

Bir gün atlandıysa ertesi gün iki katını okumaya çalışmayın. Suçluluk hissiyle yapılan telafi, kitabı yapılması gereken bir göreve dönüştürebilir. Sıradaki uygun anda normal biçimde devam edin. Birkaç hafta boyunca hiç ilgi oluşmuyorsa zamanı, kitap türünü ve ortamı ayrı ayrı değiştirerek hangisinin fark yarattığına bakın.

Evde birden fazla yetişkin varsa herkesin aynı biçimde okuması gerekmez. Biri metni olduğu gibi okumayı, diğeri resimler üzerinden sohbet etmeyi tercih edebilir. Çocuk farklı ses ve anlatım biçimlerini tanıyabilir. Temel sınır, okuma saatinin çocuğu utandıran, zorlayan veya performans bekleyen bir zamana dönüşmemesidir.

Okuma saatinin işe yaradığını nasıl anlarsınız?

Başarıyı yalnızca çocuğun uzun süre oturmasıyla ölçmeyin. Kitabı kendi getirmesi, sevdiği sayfayı açması, bir karakteri hatırlaması, okuma bittikten sonra hikâyeden söz etmesi veya yalnızca yanınızda birkaç dakika kalması da düzenin yerleştiğini gösterebilir.

İlgi bazı dönemlerde azalabilir. Yeni bir beceriye, oyuna veya evdeki değişikliğe yoğunlaştığında kitap daha az dikkat çekebilir. Bu durumda okuma saatini daha kısa tutun ve kitapları ulaşılabilir bırakın. Israrla eski süreye döndürmeye çalışmak yerine çocuğun yeniden yaklaşmasına alan verin.

Küçük çocukla kitap okuma saati, bir kitabın son sayfasına ulaşma yarışı değildir. Tekrarlanabilir bir an, ulaşılabilir birkaç kitap ve çocuğun katılımına izin veren rahat bir anlatım çoğu zaman yeterli bir başlangıçtır. Okumayı günün yüklerinden biri hâline getirmeden koruyabildiğinizde, kitaplar zamanla evde birlikte dönülen tanıdık bir yere dönüşür.

Siz de deneyiminizi paylaşmak, aklınızdaki soruyu sormak ve diğer annelerle konuşmak için foruma ücretsiz üye olun.

Bir başka yazımızda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.
 

Öne çıkan içerik

Trend içerikler

Geri
Üst