Çocukla markete giderken en çok işe yarayan hazırlık, reyonların arasında ne yapacağınızı değil, daha kapıdan çıkmadan alışverişin sınırını belirlemektir. Aç, yorgun veya uzun süredir dışarıda olan bir çocukla haftalık büyük alışveriş yapmak zorsa sorun her zaman “markette söz dinlememesi” değildir; plan o günün şartlarına fazla büyük olabilir.
Kısa bir liste, uygun saat ve çocuğa verilecek küçük bir görev alışverişi daha yönetilebilir hâle getirir. Yine de her ziyaret kusursuz geçmez. Bazen birkaç ürünü alıp çıkmak, planlanan bütün alışverişi tamamlamaktan daha makul olabilir.
Alınacakları gelişigüzel bir sırayla yazmak yerine marketin bölümlerine göre gruplayın. Sebze-meyve, kahvaltılık, temizlik ve donuk ürünler gibi basit gruplar aynı koridordan tekrar tekrar geçmenizi önler. Çocuğun bekleme süresi de kısalır.
Telefon listesi kullanıyorsanız ekranı sürekli açıp kapatmak zor olabilir. Eliniz doluyken rahatça bakabileceğiniz kısa bir not veya işaretlenebilir liste tercih edin. Çok uzun bir liste varsa ikiye bölmeyi düşünün: Bugün gerçekten gerekenler ve başka bir güne kalabilecekler.
Evde bulunan ürünleri kontrol etmeden çıkmak, çocukla birlikte reyonlarda karar vermeyi uzatır. “Acaba evde var mıydı?” diye telefonla dolap fotoğrafı aramak yerine temel ürünleri önceden görmek daha rahattır. Listenin yanında yaklaşık bir süre hedefi koymak da alışverişin büyümesini engeller.
Çocuğun genellikle acıktığı veya uykusunun geldiği saate alışveriş koymak, mağazaya daha baştan zor bir koşulla girmek demektir. Mümkünse temel ihtiyaçları karşılandıktan sonra ve marketin daha sakin olduğu bir zamanı seçin. Her ailenin ve mağazanın düzeni farklı olduğu için size uyan saat birkaç denemede belli olabilir.
Alışverişten önce çocuğa nereye gittiğinizi ve yaklaşık olarak ne yapacağınızı söyleyin. “Markete gidip süt, ekmek ve meyve alacağız; sonra eve döneceğiz” gibi somut bir anlatım belirsizliği azaltır. “Hiçbir şey istemeyeceksin” gibi geniş bir uyarı yerine o günkü sınırı kısa biçimde açıklayın.
Çocuk zaten zor bir gün geçiriyorsa büyük alışverişi ertelemek, teslimat seçeneğini değerlendirmek veya mümkünse bir yetişkinden yardım istemek başarısızlık değildir. Market alışverişi günlük bir iştir; her koşulda aynı yöntemle yapılması gerekmez.
“Bana yardım et” demek küçük bir çocuk için belirsiz kalabilir. Bunun yerine iki elmayı poşete koymasını, listede resmi bulunan ürünü bulmasını veya sepete konan ürünleri birlikte saymanızı isteyebilirsiniz. Görev kısa, güvenli ve yaşına uygun olsun.
Kırılabilecek, ağır veya çocuğun taşıması uygun olmayan ürünleri görev hâline getirmeyin. Raflardan izinsiz ürün almaması gerektiğini söyleyin; seçmesine izin vereceğiniz şeyleri siz belirleyin. “Kırmızı elma mı, yeşil elma mı?” gibi iki gerçek seçenek sunmak, bütün reyonu çocuğun kararına bırakmaktan daha kolaydır.
Çocuğun görevi bir süre sonra bırakması normaldir. Her koridorda yeni bir görev bulup alışverişi derse çevirmeye gerek yok. Bazen yalnızca arabayı birlikte itmek veya alınan ürünü listede işaretlemek yeterlidir.
Renkli paketlerin ve kolay ulaşılır rafların arasında çocuğun bir şey istemesi şaşırtıcı değildir. Markete girmeden önce o gün ek bir ürün seçip seçemeyeceğini açıkça söyleyin. Seçim hakkı verecekseniz sınırı siz belirleyin; örneğin iki uygun seçenek arasından birini seçebilir.
İstediği ürün alınmayacaksa uzun bir pazarlığa girmeden duygusunu kabul edip sınırı tekrarlayın: “Onu istediğini görüyorum. Bugünkü listemizde yok; almayacağız.” Aynı açıklamayı farklı cümlelerle defalarca yapmak, kararın değişebileceği izlenimini verebilir.
“Ağlamazsan alırım” gibi anlık sözler o dakikayı kurtarıyor gibi görünse de sonraki alışverişte beklenti oluşturabilir. Buna karşılık çocuğun zorlanmasını görmezden gelmek de gerekmez. Kısa bir mola vermek, su içmek veya daha sakin bir köşeye geçmek bazen alışverişe devam etmeyi mümkün kılar.
Önce çevredeki güvenliği sağlayın. Çocuğu hareketli alışveriş arabalarından, giriş çıkıştan ve kırılabilir ürünlerden uzaklaştırın. Sesinizi yükseltmek yerine kısa cümle kullanın. O anda uzun açıklama dinlemiyorsa bütün kuralları yeniden anlatmaya çalışmayın.
Alışverişin ne kadarının kaldığına bakın. Kasaya yakınsanız temel ürünlerle çıkabilirsiniz. Daha yeni başladıysanız sepeti uygun şekilde bırakıp dışarı çıkmak daha iyi olabilir. “Başladık, bitirmek zorundayız” düşüncesi bazen herkesin gerginliğini uzatır.
Çevredeki insanların bakışlarını yönetmeye çalışmak yerine çocuğunuza ve kendi planınıza odaklanın. Bir market ziyaretinin yarıda kalması, bundan sonraki bütün alışverişlerin aynı geçeceği anlamına gelmez. Eve döndüğünüzde sakin bir zamanda neyin zorlaştırdığını düşünün: Süre mi uzundu, çocuk mu acıkmıştı, istek sınırı baştan belirsiz miydi?
Çocuğun alışveriş arabasında nasıl oturacağı, mağazanın ekipmanı ve üreticinin görünür talimatları doğrultusunda ele alınmalıdır. Çocuğu arabanın uygun olmayan bölümlerine oturtmayın ve arabayı gözetimsiz bırakmayın. Ekipmanın güvenli görünmediği bir durumda kullanmamak daha iyidir.
Çocuğun koridorlarda koşması, raflardan ürün çekmesi veya soğutucu kapılarıyla oynaması hem kendisi hem çevre için sorun yaratabilir. Marketin başında birkaç anlaşılır kural belirleyin: Yanımda yürüyoruz, ürünü almadan önce soruyoruz, koşmuyoruz. Kural sayısını artırmak yerine aynı sınırları tutarlı biçimde hatırlatın.
Kasada beklemek birçok çocuk için zor kısımdır. Listeyi ona vermek, alınan üç ürünü bulmasını istemek veya poşete girecek hafif ürünleri ayırmak beklemeyi daha görünür bir işe dönüştürebilir. Telefonu hemen vermek yerine kısa bir konuşma ya da görev denemek, her alışverişte ekran beklentisi oluşmasını önleyebilir.
İki çocuğa aynı görevi vermek çekişme yaratabilir. Biri listeyi tutarken diğeri uygun ürünü sepete koyabilir; bir sonraki bölümde görevleri değiştirebilirsiniz. Yaşları farklıysa büyük çocuğun sürekli küçük olanı yönetmesini beklemeyin. Her birine yapabileceği ayrı bir iş verin.
Kardeşlerden biri yorulduğunda bütün planın değişebileceğini baştan kabul edin. Temel ürünleri listenin ilk bölümüne yazmak bu yüzden işe yarar. Alışveriş yarıda kalsa bile eve gerçekten gerekenlerle dönebilirsiniz.
Alışveriş iyi geçtiyse yalnız “uslu durdun” demek yerine neyin işe yaradığını söyleyin: “Listede meyveleri bulmama yardım ettin, işimiz çabuk bitti.” Böylece çocuk hangi davranışın alışverişi kolaylaştırdığını daha net anlar.
Zor geçtiyse market çıkışında uzun bir sorgulama yapmayın. Herkes sakinleştiğinde bir sonraki sefer için tek bir değişiklik seçin. Daha kısa liste, farklı saat veya baştan belirlenmiş bir seçim hakkı yeterli olabilir. Aynı anda beş yeni kural koymak, uygulanması zor bir plan yaratır.
Çocukla market alışverişinin rahatlaması, çocuğun her reyonda sessiz kalmasına değil, planın onun yaşına ve o günkü durumuna uymasına bağlıdır. Öncelikli ürünleri alın, küçük bir görev verin ve alışveriş uzadığında planı kısaltmaktan çekinmeyin. İyi hazırlanmış kısa bir ziyaret, zorlanarak tamamlanan büyük bir alışverişten daha sürdürülebilir olabilir.
Siz de deneyiminizi paylaşmak, aklınızdaki soruyu sormak ve diğer annelerle konuşmak için foruma ücretsiz üye olun.
Bir başka yazımızda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.
Kısa bir liste, uygun saat ve çocuğa verilecek küçük bir görev alışverişi daha yönetilebilir hâle getirir. Yine de her ziyaret kusursuz geçmez. Bazen birkaç ürünü alıp çıkmak, planlanan bütün alışverişi tamamlamaktan daha makul olabilir.
Listeyi markette değil, evde sadeleştirin
Alınacakları gelişigüzel bir sırayla yazmak yerine marketin bölümlerine göre gruplayın. Sebze-meyve, kahvaltılık, temizlik ve donuk ürünler gibi basit gruplar aynı koridordan tekrar tekrar geçmenizi önler. Çocuğun bekleme süresi de kısalır.
Telefon listesi kullanıyorsanız ekranı sürekli açıp kapatmak zor olabilir. Eliniz doluyken rahatça bakabileceğiniz kısa bir not veya işaretlenebilir liste tercih edin. Çok uzun bir liste varsa ikiye bölmeyi düşünün: Bugün gerçekten gerekenler ve başka bir güne kalabilecekler.
Evde bulunan ürünleri kontrol etmeden çıkmak, çocukla birlikte reyonlarda karar vermeyi uzatır. “Acaba evde var mıydı?” diye telefonla dolap fotoğrafı aramak yerine temel ürünleri önceden görmek daha rahattır. Listenin yanında yaklaşık bir süre hedefi koymak da alışverişin büyümesini engeller.
Zamanlama neden fark yaratır?
Çocuğun genellikle acıktığı veya uykusunun geldiği saate alışveriş koymak, mağazaya daha baştan zor bir koşulla girmek demektir. Mümkünse temel ihtiyaçları karşılandıktan sonra ve marketin daha sakin olduğu bir zamanı seçin. Her ailenin ve mağazanın düzeni farklı olduğu için size uyan saat birkaç denemede belli olabilir.
Alışverişten önce çocuğa nereye gittiğinizi ve yaklaşık olarak ne yapacağınızı söyleyin. “Markete gidip süt, ekmek ve meyve alacağız; sonra eve döneceğiz” gibi somut bir anlatım belirsizliği azaltır. “Hiçbir şey istemeyeceksin” gibi geniş bir uyarı yerine o günkü sınırı kısa biçimde açıklayın.
Çocuk zaten zor bir gün geçiriyorsa büyük alışverişi ertelemek, teslimat seçeneğini değerlendirmek veya mümkünse bir yetişkinden yardım istemek başarısızlık değildir. Market alışverişi günlük bir iştir; her koşulda aynı yöntemle yapılması gerekmez.
Çocuğa gerçek bir görev verin
“Bana yardım et” demek küçük bir çocuk için belirsiz kalabilir. Bunun yerine iki elmayı poşete koymasını, listede resmi bulunan ürünü bulmasını veya sepete konan ürünleri birlikte saymanızı isteyebilirsiniz. Görev kısa, güvenli ve yaşına uygun olsun.
Kırılabilecek, ağır veya çocuğun taşıması uygun olmayan ürünleri görev hâline getirmeyin. Raflardan izinsiz ürün almaması gerektiğini söyleyin; seçmesine izin vereceğiniz şeyleri siz belirleyin. “Kırmızı elma mı, yeşil elma mı?” gibi iki gerçek seçenek sunmak, bütün reyonu çocuğun kararına bırakmaktan daha kolaydır.
Çocuğun görevi bir süre sonra bırakması normaldir. Her koridorda yeni bir görev bulup alışverişi derse çevirmeye gerek yok. Bazen yalnızca arabayı birlikte itmek veya alınan ürünü listede işaretlemek yeterlidir.
Her istediğini alamayacağınızı önceden konuşun
Renkli paketlerin ve kolay ulaşılır rafların arasında çocuğun bir şey istemesi şaşırtıcı değildir. Markete girmeden önce o gün ek bir ürün seçip seçemeyeceğini açıkça söyleyin. Seçim hakkı verecekseniz sınırı siz belirleyin; örneğin iki uygun seçenek arasından birini seçebilir.
İstediği ürün alınmayacaksa uzun bir pazarlığa girmeden duygusunu kabul edip sınırı tekrarlayın: “Onu istediğini görüyorum. Bugünkü listemizde yok; almayacağız.” Aynı açıklamayı farklı cümlelerle defalarca yapmak, kararın değişebileceği izlenimini verebilir.
“Ağlamazsan alırım” gibi anlık sözler o dakikayı kurtarıyor gibi görünse de sonraki alışverişte beklenti oluşturabilir. Buna karşılık çocuğun zorlanmasını görmezden gelmek de gerekmez. Kısa bir mola vermek, su içmek veya daha sakin bir köşeye geçmek bazen alışverişe devam etmeyi mümkün kılar.
Markette kriz büyürse ne yapabilirsiniz?
Önce çevredeki güvenliği sağlayın. Çocuğu hareketli alışveriş arabalarından, giriş çıkıştan ve kırılabilir ürünlerden uzaklaştırın. Sesinizi yükseltmek yerine kısa cümle kullanın. O anda uzun açıklama dinlemiyorsa bütün kuralları yeniden anlatmaya çalışmayın.
Alışverişin ne kadarının kaldığına bakın. Kasaya yakınsanız temel ürünlerle çıkabilirsiniz. Daha yeni başladıysanız sepeti uygun şekilde bırakıp dışarı çıkmak daha iyi olabilir. “Başladık, bitirmek zorundayız” düşüncesi bazen herkesin gerginliğini uzatır.
Çevredeki insanların bakışlarını yönetmeye çalışmak yerine çocuğunuza ve kendi planınıza odaklanın. Bir market ziyaretinin yarıda kalması, bundan sonraki bütün alışverişlerin aynı geçeceği anlamına gelmez. Eve döndüğünüzde sakin bir zamanda neyin zorlaştırdığını düşünün: Süre mi uzundu, çocuk mu acıkmıştı, istek sınırı baştan belirsiz miydi?
Alışveriş arabası ve market içindeki sınırlar
Çocuğun alışveriş arabasında nasıl oturacağı, mağazanın ekipmanı ve üreticinin görünür talimatları doğrultusunda ele alınmalıdır. Çocuğu arabanın uygun olmayan bölümlerine oturtmayın ve arabayı gözetimsiz bırakmayın. Ekipmanın güvenli görünmediği bir durumda kullanmamak daha iyidir.
Çocuğun koridorlarda koşması, raflardan ürün çekmesi veya soğutucu kapılarıyla oynaması hem kendisi hem çevre için sorun yaratabilir. Marketin başında birkaç anlaşılır kural belirleyin: Yanımda yürüyoruz, ürünü almadan önce soruyoruz, koşmuyoruz. Kural sayısını artırmak yerine aynı sınırları tutarlı biçimde hatırlatın.
Kasada beklemek birçok çocuk için zor kısımdır. Listeyi ona vermek, alınan üç ürünü bulmasını istemek veya poşete girecek hafif ürünleri ayırmak beklemeyi daha görünür bir işe dönüştürebilir. Telefonu hemen vermek yerine kısa bir konuşma ya da görev denemek, her alışverişte ekran beklentisi oluşmasını önleyebilir.
Birden fazla çocukla alışveriş
İki çocuğa aynı görevi vermek çekişme yaratabilir. Biri listeyi tutarken diğeri uygun ürünü sepete koyabilir; bir sonraki bölümde görevleri değiştirebilirsiniz. Yaşları farklıysa büyük çocuğun sürekli küçük olanı yönetmesini beklemeyin. Her birine yapabileceği ayrı bir iş verin.
Kardeşlerden biri yorulduğunda bütün planın değişebileceğini baştan kabul edin. Temel ürünleri listenin ilk bölümüne yazmak bu yüzden işe yarar. Alışveriş yarıda kalsa bile eve gerçekten gerekenlerle dönebilirsiniz.
Eve dönünce küçük bir değerlendirme yapın
Alışveriş iyi geçtiyse yalnız “uslu durdun” demek yerine neyin işe yaradığını söyleyin: “Listede meyveleri bulmama yardım ettin, işimiz çabuk bitti.” Böylece çocuk hangi davranışın alışverişi kolaylaştırdığını daha net anlar.
Zor geçtiyse market çıkışında uzun bir sorgulama yapmayın. Herkes sakinleştiğinde bir sonraki sefer için tek bir değişiklik seçin. Daha kısa liste, farklı saat veya baştan belirlenmiş bir seçim hakkı yeterli olabilir. Aynı anda beş yeni kural koymak, uygulanması zor bir plan yaratır.
Çocukla market alışverişinin rahatlaması, çocuğun her reyonda sessiz kalmasına değil, planın onun yaşına ve o günkü durumuna uymasına bağlıdır. Öncelikli ürünleri alın, küçük bir görev verin ve alışveriş uzadığında planı kısaltmaktan çekinmeyin. İyi hazırlanmış kısa bir ziyaret, zorlanarak tamamlanan büyük bir alışverişten daha sürdürülebilir olabilir.
Siz de deneyiminizi paylaşmak, aklınızdaki soruyu sormak ve diğer annelerle konuşmak için foruma ücretsiz üye olun.
Bir başka yazımızda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.