Tam kapıdan çıkılacakken sevilen oyuncak ortadan kaybolur ya da yatmadan önce mutlaka bulunması gereken bir kitap bir türlü görünmez. Bir yandan saat ilerler, bir yandan evde aynı yerlere dönüp dönüp bakılır. Çocuğun gözünde çok önemli olan o eşya, yetişkinin telaşıyla birleşince küçücük bir arama işi uzayıp gidebilir.
Böyle bir anda “Yine nereye koydun?” demek dilin ucuna gelebiliyor. Ama “En son onunla nerede oynadığını hatırlıyor musun?” diye birlikte düşünmek daha sakin bir başlangıç olabilir. Masada resim çizdikten sonra salona mı geçti, oyuncağı battaniyenin arasına mı koydu? Bazen o sırayı konuşurken çocuk da bir ayrıntıyı hatırlıyor.
Bütün evi aynı anda aramak yerine küçük bir alan seçmek de denenebilir. “Önce koltuğun çevresine bakalım, sonra oyun köşesine geçeriz” gibi. Çocuk yaşına göre kolayca bakabileceği yerleri kontrol ederken yetişkin de kendi baktığı yeri söyleyebilir. Böylece herkes aynı kutuyu üç kere boşaltmak yerine nerelere bakıldığını bilir.
Yalnız her kayıp eşya hemen bulunmuyor. Çıkmak gerekiyorsa “Dönünce şu iki yere daha bakacağız” diye aramaya ara vermek gerekebilir. Çok üzülmüşse hemen başka bir oyuncak uzatmak yerine biraz yanında durmak, neden onu aradığını dinlemek daha iyi gelebilir. Bulunacağı kesin değilken “Kesin buluruz” sözü vermeden de birlikte aramaya devam edilebilir.
Eşya ortaya çıktığında da o anı uzun bir nasihate çevirmemek güzel olur. Ortalık sakinken en çok aranan iki üç şey için birlikte bir yer seçilebilir: kitabın küçük rafı, oyuncağın sepeti gibi. O yeri çocuğun da seçmesi, nereye bırakacağını hatırlamasını kolaylaştırabilir. Tabii ertesi gün yine başka bir köşede bulunması da mümkün!
Bazen asıl yorucu olan eşyanın kaybolması değil, ararken evde büyüyen telaş oluyor. Siz böyle anlarda nasıl ilerliyorsunuz; çocuğunuzla birlikte aramayı kolaylaştıran küçük bir alışkanlığınız var mı?
Böyle bir anda “Yine nereye koydun?” demek dilin ucuna gelebiliyor. Ama “En son onunla nerede oynadığını hatırlıyor musun?” diye birlikte düşünmek daha sakin bir başlangıç olabilir. Masada resim çizdikten sonra salona mı geçti, oyuncağı battaniyenin arasına mı koydu? Bazen o sırayı konuşurken çocuk da bir ayrıntıyı hatırlıyor.
Bütün evi aynı anda aramak yerine küçük bir alan seçmek de denenebilir. “Önce koltuğun çevresine bakalım, sonra oyun köşesine geçeriz” gibi. Çocuk yaşına göre kolayca bakabileceği yerleri kontrol ederken yetişkin de kendi baktığı yeri söyleyebilir. Böylece herkes aynı kutuyu üç kere boşaltmak yerine nerelere bakıldığını bilir.
Yalnız her kayıp eşya hemen bulunmuyor. Çıkmak gerekiyorsa “Dönünce şu iki yere daha bakacağız” diye aramaya ara vermek gerekebilir. Çok üzülmüşse hemen başka bir oyuncak uzatmak yerine biraz yanında durmak, neden onu aradığını dinlemek daha iyi gelebilir. Bulunacağı kesin değilken “Kesin buluruz” sözü vermeden de birlikte aramaya devam edilebilir.
Eşya ortaya çıktığında da o anı uzun bir nasihate çevirmemek güzel olur. Ortalık sakinken en çok aranan iki üç şey için birlikte bir yer seçilebilir: kitabın küçük rafı, oyuncağın sepeti gibi. O yeri çocuğun da seçmesi, nereye bırakacağını hatırlamasını kolaylaştırabilir. Tabii ertesi gün yine başka bir köşede bulunması da mümkün!
Bazen asıl yorucu olan eşyanın kaybolması değil, ararken evde büyüyen telaş oluyor. Siz böyle anlarda nasıl ilerliyorsunuz; çocuğunuzla birlikte aramayı kolaylaştıran küçük bir alışkanlığınız var mı?