Akşam biraz birlikte vakit geçirmek için oyun açılıyor; biri hemen başlamak istiyor, biri kuralları daha dinlemeden sıkılıyor, bir başkası da puanları saymaya koyuluyor. Aynı masaya oturmak kolay da herkesin o masadan keyifle kalkması her zaman kolay olmuyor. Hele yaşlar ve sevilen oyunlar farklıysa, “Hadi bir oyun oynayalım” derken hangi oyunu seçeceğimiz bile ayrı bir mesele olabiliyor.
Böyle akşamlarda uzun bir oyuna başlamadan önce “Bu akşam bir tur oynayalım, sonra bakarız” diye anlaşmak güzel bir seçenek. Oyunu ilk kez oynayan varsa ilk turu puansız denemek de mümkün. Mesela kartları tanımaya çalışan çocuk bir yandan da kimin önde olduğunu takip etmek zorunda kalmadan oyuna katılabilir. Kuralları oyun sırasında değiştirmek yerine, herkesin anlayacağı kadar kısa tutup baştan konuşmak daha az karışıklık yaratabilir.
Her seferinde ayrı ayrı yarışmak da şart değil. Bir akşam eşleşen resimleri hep birlikte bulmaya çalışmak, başka bir akşam sırayla birer parça ekleyip ortak bir resim yapmak denenebilir. Yaş farkı olan kardeşlerle oynarken küçük olan bir yetişkinle takım olabilir; ama bütün kararları yetişkin verirse bu kez çocuk sadece seyirci kalır. Kartı onun seçmesi, tahmini önce onun söylemesi gibi küçük paylar oyunda gerçekten yer almasını sağlar.
Tabii yarışmayı seven çocuğa her oyunu ortak çalışmaya çevirmek de pek adil gelmeyebilir. Bazen sırayla oyun seçmek, “Bugün senin seçtiğin, bir sonraki akşam diğerinin seçtiği” diye konuşmak bir orta yol olabilir. Kazananı alkışlarken yalnız sonucu değil, oyun içindeki komik anı da hatırlamak hoş: Yanlış tahmine birlikte gülmek ya da kimsenin aklına gelmeyen bir hamleyi konuşmak gibi.
Birinin keyfi kaçtığında da o akşamı mutlaka tamamlanmış bir oyunla bitirmek gerekmiyor. “Biraz ara mı verelim, bu turu bitirip kaldıralım mı?” diye sormak için yer olabilir. Oyun oynamak istemeyen birine sürekli görev bulmaya çalışmadan, isterse yanında oturup izlemesine izin vermek de bir seçenek. Sonuçta birlikte geçirilen zamanın herkese aynı görünmesi şart değil.
Kusursuz bir aile oyunu akşamından çok, ertesi gün yine birlikte oynamak isteyeceğimiz bir akşam daha kıymetli geliyor. Sizin evde herkesi aynı oyunda buluşturan şey ne oluyor; sıra sıra seçim yapmak mı, takım olmak mı, yoksa bambaşka bir yol mu?
Böyle akşamlarda uzun bir oyuna başlamadan önce “Bu akşam bir tur oynayalım, sonra bakarız” diye anlaşmak güzel bir seçenek. Oyunu ilk kez oynayan varsa ilk turu puansız denemek de mümkün. Mesela kartları tanımaya çalışan çocuk bir yandan da kimin önde olduğunu takip etmek zorunda kalmadan oyuna katılabilir. Kuralları oyun sırasında değiştirmek yerine, herkesin anlayacağı kadar kısa tutup baştan konuşmak daha az karışıklık yaratabilir.
Her seferinde ayrı ayrı yarışmak da şart değil. Bir akşam eşleşen resimleri hep birlikte bulmaya çalışmak, başka bir akşam sırayla birer parça ekleyip ortak bir resim yapmak denenebilir. Yaş farkı olan kardeşlerle oynarken küçük olan bir yetişkinle takım olabilir; ama bütün kararları yetişkin verirse bu kez çocuk sadece seyirci kalır. Kartı onun seçmesi, tahmini önce onun söylemesi gibi küçük paylar oyunda gerçekten yer almasını sağlar.
Tabii yarışmayı seven çocuğa her oyunu ortak çalışmaya çevirmek de pek adil gelmeyebilir. Bazen sırayla oyun seçmek, “Bugün senin seçtiğin, bir sonraki akşam diğerinin seçtiği” diye konuşmak bir orta yol olabilir. Kazananı alkışlarken yalnız sonucu değil, oyun içindeki komik anı da hatırlamak hoş: Yanlış tahmine birlikte gülmek ya da kimsenin aklına gelmeyen bir hamleyi konuşmak gibi.
Birinin keyfi kaçtığında da o akşamı mutlaka tamamlanmış bir oyunla bitirmek gerekmiyor. “Biraz ara mı verelim, bu turu bitirip kaldıralım mı?” diye sormak için yer olabilir. Oyun oynamak istemeyen birine sürekli görev bulmaya çalışmadan, isterse yanında oturup izlemesine izin vermek de bir seçenek. Sonuçta birlikte geçirilen zamanın herkese aynı görünmesi şart değil.
Kusursuz bir aile oyunu akşamından çok, ertesi gün yine birlikte oynamak isteyeceğimiz bir akşam daha kıymetli geliyor. Sizin evde herkesi aynı oyunda buluşturan şey ne oluyor; sıra sıra seçim yapmak mı, takım olmak mı, yoksa bambaşka bir yol mu?